Barry Lyndon bir Kubrick filmi

Görüntülerle tablo çizen yönetmen; Kubrick!

"Barry London" filmini izledikten sonra internette bir söz gördüm; “Kubrick görüntüler ile metin yazar, Tarkovski ise şiir.”

Yönetmen bu filmde tablodan alınmış hissi uyandıran birçok plan ile ressam tarafını ortaya çıkarıyor. Benim de Kubrick’in izlemediğim tek filmiydi. Fadime Uslu hocamızla İşleyen Kurmaca atölyesi sayesinde izlemiş oldum. Keşke bu kadar beklemeseydim diyorum.

Çünkü kahramanımız Barry, yazma yolunda olanlar için muhteşem bir kaynak; bir karakter yaratırken gelişme nasıl sağlanır, öykü içerisinde nasıl dönüşürün bir cevabı. Aynı zamanda soyluluk, asillik gibi kavramlara da bir cevabı var filmin. Tarih boyunca devam eden İngiltere ve İrlanda ardındaki gerginlik de filmde hissediliyor.

Aşık bir adam Barry ve bu aşk onu bir yolculuğa çıkaracak. Ama ne yolculuk... Bu yolculuğun başından itibaren karışacağı olaylar onu aklına bile getiremeyeceği noktalara taşımaktadır. Filmin başında kalbi ile düşünen adam daha sonraları bunu bırakıp zihni ile düşünür ve bir süre sonra düşünmeyi tümden bırakır.

Film, İngiliz yazar William Makepeace Thackeray'ın 1844 yılında yazdığı The Luck of Barry Lyndon (Barry Lyndon'ın Talihi) adlı romandan uyarlanmış ve Kubrick, filmin hem yönetmenliğini hem de senaristliğini üstlenir.

“Barry Lyndon” için 3 saat 7 dk'nızı ayırmanız gerekecek. Arada soluklanmak için bir ara vermeyi bile düşünmüşler. IMDb puanı 8,1 olan filmi Netflix’de izleyebilirsiniz. Tarihi film ve karakter odaklı film sevenlere öneriyorum. Sonuçta bu bir Kubrick filmi...

Yazı : @guleryuzlusomurtkani