Din sadece din midir?

Din adına işlenen günahlar, gökyüzünden yeryüzüne inen gerçek şeytanlar, masumiyetin yok oluşu. Bu filmi kısaca anlatın deseydiniz yukardaki cümleleri kuracaktım sizin için. Bu film bunlardan daha fazlası, izledikçe düşünmemiz gereken birçok nokta var.

Filmin orijinal ismi “The Devil All the Time” ve 1960’ların Amerika’sında geçiyor. Filmin yönetmeni Antonio Campos aynı zamanda senaryo da pay sahibi Paulo Camspos ile, oyuncular arasında Bill Skarsgård ve Tom Holland var. Film Donald Ray Pollock’un The Devil All the Time adlı eserinden uyarlanmış.

Willard karakteri filmimizin baş karakteri ve film boyunca geçmişe dönüp onunla beraber hayatına girip çıkıyoruz. Güney Pasifik savaşında yaşadığı bir olay yüzünden hayatı çok etkileniyor, yer yer savaş alanına gidip geliyoruz. Dindar bir insan Willard, oğlu Arvin’i de bu yönde yetiştirmeye çabalıyor ve sık sık dua etmesini öğütlüyor. Annesinin kanser olduğu zaman bile dua etmesini istiyor, Willard için hastalığı yenmenin tek çaresi bu çünkü. Peki ya etkili oluyor mu dua etmek? Filmin birçok yerinde dua sahnelerine rastlıyoruz. Farklı insanlar farklı dualar farklı niyetler.

Carl and Sandy Henderson çifti ise Amerika’yı gezip yolda buldukları erkek çocuklarını fotoğraflamayı seviyor, ama çektikleri fotoğraflar alışık olduğumuz fotoğraflar değil kesinlikle. Büyük bir de sırları var bu çiftin ve bu sır onların filmin ilerleyen bölümlerinde başlarında çok dert açacak.

Adı üstünde karanlık bir film bu; ağır ağır ilerliyor, çok etkili sahneler var. Çok sert ve şiddet içerikli sahneler bulunuyor. Filmi izlerken felsefesi olan bir film ile karşı karşıya olduğunu anlıyorsunuz, dini kötüleyen yerden yere vuran bir yapım değil bu. Din adına masumiyetin yok oluşuna tanık oluyoruz, şeytanın dışarılarda değil de içerilerde, içimizde aramamız gerektiğine göndermeler yapılıyor.

Suç, dramadan hoşlanan sinema severlere hitap eden bu filmin uzunluğu 2 saat 18 dakika ve IMDb puanı da 7.1. Yapım yılı 2020 olan filmi Netflix’de izleyebilirsiniz.