EL AUTOR - Yazmak Görmek midir yoksa yaşamak mı?

El Autor bir İspanyol filmi, İngilizce ismi “The Motive” Türkçe’ye Güdü ismiyle çevrilmiş. Basitçe ifade edersek bir yazar filmi daha doğrusu yazar olmaya kafayı takmış hatta bozmuş bir adamın hikayesi. 2017 yapımı bir film El Autor, tür olarak gizem soslu dram diyebiliriz. 

Manuel Martín Cuenca filmin yönetmeni, aynı zamanda Caníbal (2013),  La mitad de Óscar (2010) filmlerinin de yönetmeni. 

Kahramanımızın ismi Alvaro (Javier Gutiérrez), karısı best-seller diye adlandırılan çok satanlar listesine girmiş bir kitabın yazarı. Alvaro bununla gurur duyuyor ama bir yandan da kendisini ispatlama çabasına girerek, yıllarca yaratıcı yazarlık seminerlerine katılıyor. Eşinden farklı olarak kendi deyimiyle gerçek edebiyat yapma çabası içinde.

Filme başlar başlamaz hızlıca bu anlattıklarımızı görüyoruz, ama arka planda başka olaylar dönüyor. Filmin kendisini yazmaya yeni başlayanlar için tavsiyeler gibi de okuyabiliriz. “ Hayatı yaşa, gözlem yap, dinle.” sözleri karşımıza çıkıyor. Yaratıcı yazarlığı sınıfında Alvaro’nun hocası bu konuda bize de öncülük ediyor. Ona “kendi iç sesini dinle öğüdünü” veriyor, yazdıklarından hiç de hoşnut değil. Bu söz kahramanımızı harekete geçiriyor. Ve hayatı takip etmeye başlıyoruz Alvaro ile beraber. 

Beklenmedik bir gelişme yüzünden bir apartmana taşınıyor. Bu apartmanda bir açıdan gölgeleri takip ediyor; insanların görünmeyen hayatlarını. Yazdığı romana o kadar çok katkıda bulunuyorlar ki bir zaman geliyor bu Alvaro’ya yetmiyor. Çünkü onun istediği dışardaki hayatı birebir kağıda aktarmak değil ki. Burada bir yazarın yaşayabileceği ikilemle karşılaşıyor; yazmak için görmek yeterli midir yoksa yaşamak mı gerekir. Film boyunca sonunu çok düşünmeden, yazdığı kitabın kahramanlarını özgür bıraktığı gibi o da kendini özgür bırakıyor.

Yazmak bir açıdan tanrıcılık oynamak gibi kabul edilir, aslında buna bir katkı yaparsak ultra-tanrı kavramını koyabiliriz belki. Tanrı olmak bir düzen gerektirir, ama Alvaro için yeterli olmayan bir kavram bu, onun niyeti çok daha başka. Yazarken tanrıcılık oynamak değil de ultra-tanrıcılık daha uygun bir hedef oluyor onun için. 

Bunların yanında göçmenlik konuları araya serpiştirilmiş filmde, para konusu yer yer işleniyor. Her ikisinin de bize gösterildiği sahneler de bulunuyor. Yazar olmak bu ikisi ile de ilişkilidir belki de yorumu yapabiliriz. Bu dünyadan olmamak ama bu dünya ile bağını koparmamak; sürekli ikilem halinde yaşamak, Alvaro’nun hayatının özeti belki de. Gerçek edebiyatı arayan bir yazar adayının filmi sonlara doğru çok farklı ve ilginç bir hal alıyor. Ben filmi Netflix üzerinden izledim, kendisine IMDb izleyicileri 6,5 puan vermiş ana bence daha yüksek bir puanı hak ediyor. Belki siz de bir şans verirsiniz.