Merkezi olmayan öyküler

Eleştirmenler öykülerin bir merkezi olmasını ve bu merkeze bağlı kalınmasını ister.
Merkez kavramı çok soyut olmakla birlikte, öyküde gerekli midir tartışılır.

Öznur Yalgın’ın “Ağırküre” öykü kitabı bana göre, merkezi olmayanlara en güzel örneklerden biri. Öyküleri okumaya başladığınızda ilk başta neler olduğunuzu anlamayabilirsiniz. Okudukça olay örgüsü damarlarınıza yavaş yavaş sızmaya başlıyor.

Her öykü ülkemizin önemli sorunlarından birini anlatıyor; yeri geliyor kadın hakları yeri geliyor ülkeden ayrılmak zorunda kalan genç insanlar karşımıza çıkıyor.

Görsel olarak yoğun öyküler okuyorsunuz, karakterler gözünüzün önünden ayrılmıyor. Karakterlerin hepsi mutsuz, hepsi umutsuz ve çıkmaya çalıştıkları çukurlar çok derin, nefes almak ise imkansız.

Yazarın ilk kitabı “Ağırküre” 2020 yılında @everestyayinlari ’ndan çıkmış. Bundan önce yazdığı "When in Rome" isimli oyunu ise 2017-2018 yılında sahnelendi.

Kısa, girift ve buna rağmen ağırbaşlı öyküler okumaktan hoşlanıyorsanız "Ağırküre" size göre.

İnceleme : @guleryuzlusomurtkani