Ülkemizden ne zaman bir kadın mizah yazarı çıkacak?

Doğduğumuz andan itibaren ayrılık yaşıyoruz, hayatta ilk öğrendiğimiz duygu bu oluyor. Bir kadın ise bu duyguyu çokça ve sıkça yaşıyor, sıkça ve çokça.

Bu ülkede yaşayan kadınlar çok daha sertini ve aykırı olanını yaşıyor, yazarken de bunlar akıyor sözcüklerine, belki de bu yüzden mizah çıkmıyor kaleminden, çıksa da kara mizah oluyor.

Melisa Kesmez’in Nohut Oda kitabını okuyorum, hacim olarak ince bir kitap ama anlamı çok ağır. Her öyküde bir ayrılık var; hem mekansal ayrılık hem de zihinsel.

Her ayrılık bir şeyleri yok edip başka şeyleri var etme sanatı, bunun içinde umut var mı o belli değil. Bu daha çok kişisel bir soru belki de.

Kendi olma hali var öykülerde kendini bulma, bundan önce arama; en zoru da bu değil mi zaten. Arayışlar içinde geçen ömürler, çok azımız kendimizi buluşuruz belki bir an belki bir süreç bu.

Melisa Kesmez bizi nohut odanın içine sokuyor, içinizdeki odalardan biri bu geniş ferah huzur dolu olması biraz da bizim elimizde, dar kasvetli huzur yoksunu olması da.

Kitapta beş öykü bulunuyor, İletişim Yayınları’ndan çıkmış. 2019 yılında Sait Faik Hikaye Ödülü kazanmış.

Kitabı tavsiye eden Barış İnce hocama teşekkür ediyorum.