Yepyeni Bir Sözcükler Dergisi

İki ayda bir çıkan edebiyat dergisi Sözcükler’in 87.sayısı her zamanki gibi renkli kapakları ile bizi karşılıyor. Sonbahar aylarında olmamıza rağmen bu ayki rengimiz bizi hüzünden ziyade capcanlı kılıyor. 

Cevat Çapan’ın şiirleri ile merhaba diyoruz dergimize;
“Hani sen, bugün buluşalım, derdin; o gün bugün işte;
hemen, şimdi.”
dizeleri ile buluşturuyor bizi.

Ardından başka bir şair karşılıyor bizi;
“Oysa sanatçıyım ben,
Sazımla kazanıyorum yaşamımı
Sahnelerdeyim bütün yaz
Sorun, anlatsın müzikseverler”
Egemen Berköz böyle diyerek ağustos böceğine sahip çıkıyor.

Şiirler devam ediyor, kendisini var eden ismini yok eden bir şair bizi alışık olmadığımız bir köyün hayatına götürüyor;
“Köy halsiz bugün kırıklık var üstünde
Serinleteceğine ürpertiyor rüzgar
Dağlar pembeleşmeden kararıyor”

Sırada bir şiir var sanıyoruz okudukça öykü olduğunuz anlıyoruz, yoksa şiir miydi? Her ikisi belki de; Fadime Uslu’dan Virginia Woolf arasında bir iletişim belki de bu, anlatması zor okumanız gerekiyor.

Derginin can alıcı noktalarından birine ulaşıyoruz; tarihi fotoğraflar ile 1932-1938 yılları arasındaki Kemal Tahir. Naci Çelik Berksoy’un eline emeğine sağlık diyoruz. Her fotoğrafın altına altyazı niyetine açıklamalar konulmuş.

Tanrılar sofradaydı.
“Tanrı rüzgardır, demişti kızım
her şeyi bildiği yedi yaşında,” satırlarıyla Gökçenur Ç. 

“Kimin terzisiydi o tanrı
Acemiliğinden miydi olmazlık” Zarife Biliz

Kitapların arasından Eray Canberk kafasını kaldırıp bize sesleniyor, bana katılın dercesine. Öyküler şiirler arka arkaya yolculuk ediyor dergide, sadece ustaların yazıları yok burada. Yazıya emek ve gönül vermiş herkes Sözcükler dergisine yazdıklarını gönderebilir. Önemli bir bilgi olarak da Sözcükler dergisinde yayınlanan bütün yazılar yazarların yazdığı son yazılar ve daha önce bir yerde yayınlanmamış.

İleriki sayfalarda sinema yazısı ile Hakan Savaş sürpriz yapıyor bize; öznellik ve nesnellik açısından film eleştirisi konusuna sokuyor bizi.

Derginin sonlarında daha büyük bir sürpriz bekliyor bizi. Onu da dergiyi okuduğunuzda sizler de göreceksiniz.